logo

MEKANIN CENNET OLSUN MUHSİN REİS

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

İnsanların dünyaya geliş gayesi  mal mülk biriktirmek değil, baki kalan bu gök kubbede hoş bir seda bırakmak olmalıdır. Yunus’un : “Mal sahibi, mülk sahibi ,Hani bunun ilk sahibi Mal da yalan, mülk de yalan, Var biraz da sen oyalan” dizeleri ne güzel anlatıyor hayatı. 

Siyasi ve düşünce hayatımızın  en önemli şahsiyetlerinden biri olan  Muhsin Yazıcıoğlu’nu elim  bir kaza ( ! ) sonucunda  ebedi aleme yolcu ettik bundan tam 11 yıl önce.                  

Muhsin Yazıcığlu’nun kaza haberi bir anda  tüm Türkiye’nin  dikkatini bu noktaya kilitledi. Günler süren arama çalışmalarından sonuç çıkmasa da herkes umutluydu, ta ki enkaz bulunana kadar. Ülkesini seven herkes onun ölüm haberini alınca  üzüldü, kahroldu. Duygularını ifade edecek sözcük bulmakta zorlandı diller… Çünkü o, Türk halkını kucaklamıştı, çünkü o bu ülkeye , bu millete sevdalıydı.Ve bu millet bunu biliyordu.

Bizden biriydi Muhsin Yazıcıoğlu İçimizden biri. Hak ve hakikat yolunun yolcusuydu o…                                                                                       Uzun yıllar hapishanede hürriyetinden yoksun yaşasa da ona bu hayatı reva gören devletine küsmemişti hiçbir zaman…                                     Birileri devlet adına hata yapsa da devlet korunmalıydı.                      Devlete küsmek olmazdı.     Yaşarken çok isteyipte gerçekleştiremediği Büyük Birliği ölümüyle gerçekleştirdi. Taraflı tarafsız herkes onun ölümüne gözyaşı döktü,üzüldü. Onun adı insanlarda hep güven duygusunu çağrıştırmıştır.              Sivas’tan yola çıkmış, Anadolu’ya ve Türkiye’nin dört bir yanına ses vermiştir Muhsin Yazıcıoğlu. Zamanla dürüstlüğün sembolüne dönüştü. Siyasi olarak onun gibi düşünmeyenler bile onun bu yönünü takdir etmişlerdir.

Muhsin Yazıcıoğlu bir siyasi lider olarak değil, bir gönül insanı olarak iz bırakmıştır onu tanıyanlarda. Yalansız dolansız bir insandı siyaseti kişisel hesapları için değil, milletin değerlerini yaşamak ve yaşatmak için yapıyordu.              Mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattı onun için… İlkelerinden taviz vermeden, eğilip bükülmeden  siyaset yapılabileceğini herkese gösterdi. Sözü ve özü birdi. O, bütün vatandaşlarımızın, ay-yıldızlı bayrağın altında şerefle yaşadığı bir Türkiye, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar güçlü bir Türk dünyası hayal ediyordu.  Ölümüyle Türkiye’yi acıya boğdu Muhsin Yazıcıoğlu. Muhsin Yazıcıoğlu gücünü inançlarından alan, imanlı ve ihlaslı bir neslin özlemini çekiyordu. Bizi kurtaracak, izzetimize ve iffetimize tekrar kavuşturacak neslin  bu kutlu nesil olduğuna inanıyordu… O Bir dava adamıydı… Davası, milletin köklerine geri dönmesinden ibaretti. İman kurtarma davasıydı onunki…                                Milliyetçiydi ama ırkçı değildi.  “İlayı Kelimetullah”ı hedeflemişti…  O şimdi gülümsüyor ötelerden sevenlerine.                                                                                Rabbim rahmeti ile  muamele etsin, mekanı cennet olsun İnşaAllah…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • VİRÜSLER POZİTİF İNSANLARI SEVMEZLER!

    04 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlar, Bu yazımda sizlerle bir süredir bütün dünyanın savaş verdiği virüs konusunun bir çoğumuz üzerinde yarattığı olumsuz duygular ve bunların davranışlarımıza yansımasıyla ilgili deneyimlediklerimden bahsetmek istiyorum. Konuya endişe ve kaygılarımızın nasıl oluşabildiğinden başlamak istiyorum. Endişe ve kaygılarımızı zihnimizde aynı bir Holywood filminin senaryosu gibi, kendi ellerimizle yazarız. Örneğin, çocuğumuz ergenlik dönemine girmiştir ve bu dönemde kafası dağınıktır, ders notları düşmeye başlamıştır, aslında doğal bi...
  • MAHŞERİN PROVASI

    04 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Bir mikrop dünyayı esir aldı, adeta dize getirdi.Askerlik günleri gibi  şafak saydık, evlere daldık.iyi ki Dünyayı evimize taşıyan  tv var.Her daim elimizin altında, hatta yastığımızın yanı başında şarz aleti  ile birlikte en iyi arkadaşımız  cep telefonlarımız gözümüz, kulağımız oldu.Günlük , haftalık gazeteleri aldırarak ne var ne yok göz  gezdirirken  maçları da  özlemedik değil hazır evdeyken…  Eve  kapanınca neler yapmadık ki..? Yapılanları sosyal medyaya atarak hünerler gösterildi.Kadınlar ...
  • EVDE KAL TÜRKİYE

    03 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Bütün dünya gibi bizim ülkemizde de “ korona virüs” can kayıplarına neden olan korkunç bir sorun olarak yaşanıyor, Üstelik herkes dehşet içinde evine kapandı. Çünkü dışarda hastalık riski çok yüksek! İnsanlar tek başlarına bir sürü sorun yaşıyorlar. Korku ve yalnızlık duygusu, beraberinde çaresizliği de yaşatıyor insana. Herkesin kendi sorunlarıyla baş etmekte yapayalnız kaldığı ve can kaygısıyla korktuğu bir ortamda, tüm korku ve endişelerinden ancak bir ve beraber olarak kurtarma şansı dahi vermiyor bu lanet salgın. Korkan ve can kayg...
  • ÇOCUK EĞİTİMİ

    03 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Çocuk, anne ve babaya Allah’ın bir hediyesi ve emanetidir. Allah’ın bize hediyesi ve emaneti olan çocuklarımıza karşı bir takım görev ve sorumluluklarımız vardır. Çocuğun eğitimi bu sorumlulukların en önemlisidir. Çocuk eğitimin bir parçası da din eğitimidir. Çünkü din duygusu ve Allah fikri insanlarda fıtri bir duygudur. Bu duygunun yönlendirilmesi birinci derecede anne ve babaya aittir. Çocuk doğarken birlikte doğduğu bu duygu doğrultusunda eğitilmeyecek ve dini yükümlülükleri öğretilmeyecek olursa, çocuk büyüdükçe çevreden gelen bir takım s...