logo

MİRAÇ GECESİNİN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Recep ayının 27. gecesine Miraç gecesi denir. Miraç kelime anlamı itibariyle göğe çıkma, yükselme anlamlarına gelir. İsra ve Miraç hadisesi, Hz. Muhammedin (s.a.v.) hicretinden 18 ay evvel vuku bulmuştur. Miraç hadisesi, Peygamber Efendimiz’(s.a.v)in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da Allah’ın huzuruna yükseldiği hadiseye denir. Peygamber Efendimiz bu gece pek çok ruhani  ikrama kavuşmuş olmakla birlikte hiç bir kulun ulaşamayacağı manevi alemlere varmıştır.                                         Miraç gecesinin Kadir gecesinden sonra en faziletli gece olduğu söylenir.İsra ve Miraç olarak ifade edilen bu ilahi ikram, bütün beşeri perdeler kaldırılarak tamamen ilâhi ölçülerle gerçekleşen bir lütuftur. Mesela, beşeri manada mekan ve zaman mefhumu ortadan kalkmış, milyarlarca insan ömrüne sığmayacak kadar uzun bir yolculuk ve sayısız müşahedeler, bir saniyeden daha az bir zaman içerisinde  meydana gelmiştir..                                Allahü Teala şöyle buyuruyor :   “Kulunu (Muhammed -aleyhissalatü vesselam-’ı)bir gece, Mescid-i Haram’dan kendisine bazı ayetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilen, hakkıyla görendir. (İsraSuresi,1) Miraç Kandili’ni ibadetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. Çünkü bu gece Peygamber Efendimize ve ümmetine “namaz” hediye edilmiştir. Beş vakit namaz farz kılınmıştır. Peygamberimize (s.a.v) “Peygamberlerden hiçbiri Sen’den evvel, ümmetlerden hiçbiri de Sen’in ümmetinden evvel cennete girmeyecektir!” müjdesi verilmiştir. (Razi, XXVIII, 248)Yine Müslim’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Rasulullah(s.a.v)’e (Miraç’ta) üç şey verildi: Beş vakit na­maz, Bakara Suresi’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…” (Müslim, İman, 279) müjdesi verilmiştir.                                                                                                                  Miraç gecesine özel ibadet bulunmamaktadır. Fakat gündüzünde oruçlu olmanın, geceyi nafile ve kaza namazları ile eda etmenin ecri büyüktür. Bu geceye özel toplanıp, cemaatle namaz kılınması bid’at sayılmaktadır. Zaten, Teravihten başka hiçbir nafile namazın, çağrışarak cemaatle kılınması sünnet değildir, mekruh sayılır. Ancak bir yerde bulunan, iki üç kimsenin bu gibi namazları cemaatle kılmaları caiz görülmüştür..” (İslâm İlmihali, Ö. Nasuhi Bilmen sh: 207)Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Bir kimse Recep ayında oruç tutsa, Allah Teala tarafından üç türlü lütuf ve inayete mazhar olur. Bunlardan biri, Allah Teala onun geçmiş günahlarının tümünü mağfiret eder. İkincisi, ondan sonraki hayatında da onu korur. Üçüncüsü, mahşer yerinde, susuzluktan emin olur.” buyurdu. (Gunye 1/181-182)                                                            Miraç’taki en mühim hususlardan biri, beş vakit namazın farz kılınmasıdır.Bu gecede namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekilmiş , namaz borcu olanların kaza namazı kılmaları tavsiye edilmiştir.Mekke müşriklerinin müslümanlara uyguladıkları baskı ve şiddet artmış,müslümanlara üç yıl boyunca büyük bir boykot uygulanmıştı. Boykotun son günlerinde Peygamber Efendimiz(s.a.v) önce en büyük destekçisi dedesi Ebu Talip’i , ardından da hanımı Hz.Hatice’yi kaybetmişti. Ümitlerin son noktasına gelindiği günlerde Allahü teala resulü , habibi Hz.Muhammed Mustafa’ (s.a.v) yı İsra ve Miraç ile şereflendirdi , huzuruna kabul etti. Peygamber Efendimiz(s.a.v) Miraç Gecesi’nde Allahü tealanın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselam rehberliğinde Mescid-i Haram’dan Mescid’i aksa’ya  oradan da ilahi huzura Burak adlı binek ile yükseldi.                           1.kat semada Hz.Ademle 2.kat  semada :  Hz.İsa ve Hz.Yahya ile, 3.kat semada : Hz.Yusuf ile, 4.kat semada : Hz.İdris ile,   5.kat semada : Hz.Harun ile 6.kat semada : Hz.Musa ile 7.kat semada ise  Hz.İbrahim ile görüştü. Mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde Allahü teala ile görüşen peygamberimiz(s.a.v) Bakara Suresi’nin son iki ayeti , beş vakit namaz hediyesi ve şirk koşmayanların affedilebileceği müjdesiyle döndü.

Hz Muhammed(s.a.v) Mekke’ye döndüğünde yaşadıklarının gerçek olup olmadığından kuşku duyanların soru yağmuruna tutulmuştur. Ama sorulara doğru cevap vermiştir. İslam’ın ilk zamanlarında dinin oruç, zekât, şehitlik ve hac gibi belli kuralları, prensipleri tam olarak belirlenmemişti. Gece namazları rağbet görmekle birlikte, ibadet kuralları da açık ve seçik olarak belirlenmemişti.İsra ve Miraç bu konudaki belirlenmeleri sağlamış olaylardır.

MİRAÇ GECESİ NELER YAPILMALI?                                                        

  • Kur’an–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.
  • Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e salat ü selamlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
  • Kaza ve nafile namazlar kılınmalı; bu gibi geceler,ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.
  • Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayati meselelerde derin düşüncelere girmeli.
  • Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plan ve programı çizilmeli.
  • Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek pişmanlıkta bulunulmalı.
  • Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
  • Müminlerle helalleşilmeli; rızaları alınmalı.
  • Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı..
  • Kişi kendine ve diğer mümin kardeşlerine hatta isim zikrederek dualar etmeli.
  • Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlakı yerine getirilmeli.
  • Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
  • Gece ile ilgili ayetler, hadisler ve bunların yorumları ilgili kitaplar okunmalı.

Hayattaki manevi büyüklerimizin, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımız ziyaret edilmeli; duaları istenmeli.

  • Bu gecelerin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.
  • Dini toplantılar, paneller ve sohbetler takip edilmeli; vaz ü nasihat dinlenmeli.
  • Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

(Son iki maddedeki tavsiyelerin  bu günlerde dünya genelinde yaşanan salgın hastalık nedeniyle günümüz şartlarına uygun iletişim araçları ile yapılması uygun olur.)

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİTCOİN Mİ? BİR KOYUN MU?

    30 Mart 2020 Köşe Yazıları

    RECEP TAŞCI Yıllar öncesinde kredi kartı ne ise bugün kripto para odur. Ayak uydurmak için geçen süre kitlelerin algılama gücü ile doğru orantılıdır. Değişime ayak uyduramayan toplumlar her zaman yok olmuşlardır. İşlemlerini güvence altına alabilmek adına kriptoloji (özel şifreleme sistemleri) kullanan, çalışma şekli itibarı ile nakit paraya alternatif bir değişim aracı olarak tasarlanmış bir dijital varlık Uluslara...
  • SON SÖZÜM

    30 Mart 2020 Köşe Yazıları

    FATİH DADAŞOĞLU Söyledim olmadı sustum olmadı Zulme nefretimi kustum olmadı Benden ırak deyip bunca acıya Vicdanımı ipe astım olmadı Karnı tok olanlar yan gelip yatsın ...
  • ATEŞ CİĞERİMİZİ YAKIYOR…

    29 Mart 2020 Köşe Yazıları

    Anadolu çocuklarına Hamza gibi ağlayan yokmu.? Bu toprakların mayası mıdır gözyaşı, ‪Dinmez mi yüreklerimizi parçalayan acılar? ‪Yine şehitler gözyaşlarımızla yıkanıp yüreğimize gömülecek... Yine acı varıp yakınlarının ciğerine çöreklenecek... Başın sağolsun diyoruz ama acıyı hafifletmiyor işte... Hazreti Hamza’nın (r.a) ağlayanı yoktu Uhud Harbi dönüşü Medine’de herkes kendi yakını için gözyaşı döküyordu. Şehitler için ağlanıyor, yaralananlar için ağlanıyor ve yaralanıp da evinde ölenler için feryadlar yükseliyordu. O hengâmede unutu...
  • VATAN VE ŞEHADET

    29 Mart 2020 Köşe Yazıları

    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Tarihimiz vatan savunması uğrunda verilmiş nice savaşlar ve nice şehitlerle doludur. Türk Milleti için vatanın apayrı bir anlamı vardır. Ecdadımız canı pahasına yurdunu savunmuş, sayısız şehitler vererek bu güzel yurdu bizlere miras bırakmış,emanet etmiştir. Yine yurdumuzu iç ve dış düşmanlardan korumak, bizleri güvende tutmak adına sınır dışında görev yapan canlarımız şehit oldu. Dil söyleyecek ,kalem yazacak kelime bulamıyor. Boğazımız düğümleni...