DOLAR 17,9480 -0.03%
EURO 18,3881 0.44%
ALTIN 1.034,130,29
BITCOIN %
İstanbul
32°

AZ BULUTLU

CANIM OKUYUP DA NE OLACAK Kİ!

Her an ve her saniye değişiyoruz. Gece 22:00 daki haber akşam bayatlaşıyor. Hücrelerimiz her altı saatte bir değişiyor. Aynı kişiyle ikinci kez tokalaştığımız da bile elimizdeki hücrelerin bir kısmı değişmiş oluyor. Fiziksel değişimin yanı sıra düşüncelerimiz değişiyor, zevklerimiz değişiyor, ilgi alanlarımız değişiyor. İlimler gelişip, fenler harikalar meydana getiriyor, telekomünikasyon hızla hücrelerimize kadar giriyor ama bizler hala okumuyoruz.

Canım okuyup da ne olacak ki, okuyanların hali ortada… Okumak yada okumamak için sebeplerimiz var bizim. Ekonomik, sosyal ve kültürel çevre etkili oluyormuş okumak üzerine. İnansınlar ve sevsinler sizi…

Cemil Meriç gözlerinin rahatsızlığı pahasına okumuş. E okumuşta ne olmuş. Canım bu farkı anlamayanlara değil sözümüz. Onlar hemen bu yazıyı okumayı bırakıp sanal alemin başka bir çöplüğüne doğru hızla koşabilirler. Yine Cemil Meriç odanın ışığı okumasına yeterli olmayınca odanın ortasına sandalyesini çeker ve ampulün tam altında okumasına devam eder. Rahatsızlığı ilerleyince ortaya bir masa koyar ve onun üzerine bağdaş kurup okumasına devam eder, ancak bir süre sonra bu tedbir de yeterli olmayınca masanın üzerine bir sandalye yerleştirirler ve koca insan, masanın üzerinde ki sandalyede okumasına devam eder. Hayal edebiliyor musunuz? Bir oda, ortasında bir masa, üzerinde bir sandalye ve üzerinde Cemil Meriç oturuyor ve bunları sadece kitap okumak için yapıyor. Gözlerinin ışığı kaybolunca yanı başında dostları yine ona kitap okuyor ve bu şekilde hem dinliyor hem de kitap yazıyor. Ve bildiğimiz kadarıyla Cemil Meriç’in yirmi bin adet kitabı var kütüphanesinde. Ne yani iki metre elektrik kablosu alıp ampulü aşağıya indirerek okuyamaz mıydı? Rahmetli geçim sıkıntısı ve kitap masraflarından bu parayı bulamamış hayatında.

Gözlerinin ışıl ışıl aydınlığına rağmen gönüllerinin ve ruhlarının aydınlığı kaybolmuş yada hiç bu aydınlığı bulamamış insanlar ne yapsınlar ki ?. Onlar bir gün akılları başlarına gelince oturup nasipsizliklerine ağlasınlar. Ne diyebiliriz ki başka…

Başarı ve yükseliş hiçbir zaman tesadüfi bulunmamıştır.

Hiç kimse ormandan geldiği gibi, ağacın kağıt olduğuna şahit olmamıştır. Ama hep kendinin bir anda OLACAĞINA inanmıştır safça…

 

 

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.