DOLAR 16,7239 -0.98%
EURO 17,7229 -0.68%
ALTIN 987,54-0,44
BITCOIN 358519-0,93%
İstanbul
25°

HAFİF YAĞMUR

Gelişen her iletişim teknolojisi, beraberinde yeni bir yıkıcı sosyalleşme sürecini başlatıyor. Toplumların hızla bozulmasına neden olan sanal oyunlarla gençliğimiz adeta zehirleniyor. Toplumsal çöküşün temelini ise geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinden hayata geçirilmesi insanlık adına en tehlikeli bir durum olarak önümüze çıkıyor.

Dinsiz, milletsiz ve ahlaksız toplumun temellerinin atıldığı veya attırıldığı bu toplumsal mesele, ne yazık ki günümüzün birinci derecede çözülmesi gereken en önemli meselesi. Hızla yayılan bu sanal dünyaya kapılan çevremizde çok fazla gencimiz ve çocuğumuz var. Biz ebeveynler ise bu toplumsal çöküşün farkına bile varamıyoruz. Bu dijital hayat çocuklarımızın sosyolojik, psikolojik ve sağlıklarını da oldukça etkiliyor. Ve bizler onlarla olan iletişimimizi de tamamen koparmış durumdayız.

Bu sanal hayat çocuklarımızın arkadaş yapısını da değiştirmiş durumda. Sosyolojik olarak çocuklar, mahalle ve okul arkadaşlarından hızla uzaklaşıyor. Tanımadıkları, gerçek olmayan sanal karakterlerle arkadaş oluyor. Haliyle ailelerinden kopuk, psikolojik olarak içe kapanık, odasından dışarı çıkmayan, asosyal bir karaktere dönüşüyor.

Dün çocuklarımız doğaları gereği oyun oynayarak büyüyordu. Dün sokaklarda oynanan saklambaç, seksek, istop gibi oyunları bugünün çocukları artık tanımıyor ve bilmiyor. Toprağı, çamuru, ağacı kuşu, hayvanı kısaca doğayı artık tanımıyor. İnternetin hızla yayılmasıyla, mobil teknoloji, akıllı telefonlar, AVM’lerde ki sanal oyun alanları çocuklarımız artık gerçekleri olmuş durumunda.

Bugün sosyal hayat dediğimiz olayda gençlerimiz artık çevrelerine bakacak bir saniyeleri bile yok. Ellerinde ki telefonlarıyla sanal bir hayat yaşıyor. Oyunların AVM’lerin bodrum katlarındaki yapay bir dünyada oynuyor. Bizim çocukluğumuzun yıllarında okul sonrası arta kalan zamanlarda mahallemizde arkadaşlarla buluşup doya doya sokak oyunları oynar, birbirilerimizle kaynaşır, gönlümüzce eğlenir, sohbetler eder günün tadını doya doya çıkarırdık.

Oysa bu gün onlarca çocuk birarada olduğu halde birbirleriyle değil oynamayı konuşmayı dahi beceremiyor. Bugün de yine o pikniklere çocuklar, gençler, anne ve babalar gidiyor. Ama o piknik yerlerinde çocuklar koşup oyunlar oynamıyor. Nerede olduğunun dahi bilincinde olmayan çocuklarımız ne o kuş seslerini, ne teneffüs ettiği temiz havayı nede yemyeşil bir doğanın varlığından bile haberi olmuyor.

Bu korkutucu bir o kadarda insanlığın robotlaşmaya bir dur demek için yerel yönetimler bu yaraya parmak bastı.  Çocuklarımız eğitimlerini tamamlayıp yaz tatiline girdiği şu günlerde birçok belediye hazırladıkları sosyal projelerle çocuklara yönelik eğitim ve sosyal aktivitelere imza atıp farkındalık oluşturuyor.

Bu hizmetleri de takdire şayan. Bu anlamda hizmet veren tüm yerel yönetimlerimizi tebrik ediyorum. Çünkü Türkiye’de son yıllarda yerel yönetimler çocuklar, gençler ve hanımlarla ilgili önemli projelerini tek tek hayata geçiriyor. Belediyeleri kendi asli görevlerini icra ederken bir yandan da sosyal hayata önemli katkılar sunuyor.

Çoğu belediye başkanları ve yönetimleri geleceğin teminatı olan genç nesli teknoloji bağımlılığından kurtarmak, gerçek hayatla buluşturmak amacıyla değişik projelere imza atıyor. Bu projelerin amacı gününün büyük bir bölümünü hareketsiz bir şekilde sanal dünyada geçiren gençleri bu bataklıktan kurtarıp gerçek hayatla yüzleştirmek. Mahallerde kaybolan çocuk sesleri ve oyun gelenekleri yeniden geri getirmek.

Belediyeler bünyesindeki sosyal hizmet birimleri ile yaptıkları güzel işlerle çocuklarımız bu yaz aylarında evden çıkarak, ellerindeki dijital ve sanal dünyadan kurtularak milli parklarla, Bilgi Evlerinde gerçek hayatla yüzleşiyor. Açılan yaz kurslarıyla bu gençler ve çocuklar sanal olmayan gerçek hayatla buluşuyor. Artık çocuklarımız belediyelerin hayata geçirdiği ücretsiz kurslarla okullar açılana kadar vakit geçirecekleri birçok imkânı devreye soktu.

Sokak oyunlarına teşvik etmek, geleneksel sporları çocuklara tanıtmak ve eğlenceli bir hafta sonu veya yaz tatili geçirmelerini sağlamak için bizlerde elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Sokakta oyunlarını artık çocuklarımıza tanıtmak amacıyla her türlü etkinliklere çocuklarımızı kaydettirip gerçek hayatla tanışmalarına biraz daha eğilmeli ve onların gerçek hayatla yüzleşmesine vesile olacak sorumluluğu omuzlarımıza almamız gerekiyor.

Yüzmeden, futbol, basketbol, voleybol, at binme, satranç, mangala, okçuluk, güreş, üçtaş ve çömlek oyunu gibi aktivelerle belediyelerimiz bu yolun kapısını karşılıksız olarak açtı. Haydi, şimdi tam vakti. 3 ay boyunca yaşadığımız yerdeki belediyelerin bu hizmetlerine çocuklarımızı kaydettirip onlarında bizim yaşadığımız çocukluklarını, gerçek çocukluklarını yaşamalarına katkı sağlayalım. Yoksa yarın kaybettiğimiz sadece çocuklarımız olmayacak…

Kalın Sağlıcakla

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.