DOLAR 15,5490 0.41%
EURO 16,2221 0.61%
ALTIN 907,490,64
BITCOIN 463945-0,25%
İstanbul
22°

AÇIK

02:00

İMSAK VAKTİ

Hüsn-ü Zan ve Su-i Zan

05.01.2022 23:23

‘’Ey iman edenler, zannın birçoğundan kaçının. Çünkü bazı zan (vardır ki) günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Kiminiz de kiminizi arkasından çekiştirmesin. Sizden her hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’dan korkun. Çünkü Allah tövbeleri kabul edendir, çok esirgeyicidir.’’ (Hucurat suresi 12. Ayet meali)

Hüsn-ü zan; bir insan hakkında güzel kanaat ve düşüncede bulunma,

Su-i zan ise; bir insan hakkında kötü kanaat ve düşünce taşımaktır.

Hüsn-ü zan kayıtsız şartsız doğrudan doğruya, bir Müminin diğer bir Mümine karşı olması gerekli olan tavrının ifadesidir. Su-i zanna gelince; İllede olacaksa mutlak manada bir müminin, ehl-i dalalet, İman ve Kur’an düşmanları hakkında iradi tavır ve davranışının ifadesidir.

Bir mümin diğer bir mümin hakkında su-i zan ettiğinde onu böyle bir şeye sürükleyen şeyleride düşünmüş olabilir, ekseriyetle yanılır ve aldanmış olur. Ancak Kâfir hakkında da hüsn-ü zan ettiği zaman ekseriyetle aldanmış olur. Bir örnekle açıklayacak olursak genelde; bir mümin komşusuna makul olmayan bir eylemde bulunsa onu bir anda yerin dibine batırırız, fakat bir gayri Müslim biri iyi bir iş yapsa onu yere göğe sığdıramayız ve böylece devamlı yanılmış oluruz. Bir Müminin vasfı ve vazifesi ise; günahkârda olsa diğer bir müminin ayıplarını örterek onu kırmayacağı şekilde uyarması gerekmektedir.

Bu konuda İmam-ı Birgivi hazretleri şöyle der; ‘’ Bir mümim başka bir mümini zina ederken görürse, birkaç defa gözlerini silmeli ve acaba yanlış mı görüyorum demeli, eğer emin olursa ‘’Fesübhanallah’’ deyip acaba yanlış mı görüyorum o iyi bir insandır böyle hatalar yapmaz, nasıl oldu da böyle bir günaha düştü Ya Rabbi sen onu affeyle’’ diyerek dua etmelidir.

Bir Müşrik hakkında hüsn-ü zan yüzde bir ise, mümin hakkında yüzde doksan dokuz nokta dokuz olmalıdır, bir mümin kardeşi hakkında ancak bukadar su-i zan edebilir aksi halde kardeşlik hukukunu zedelemiş olur.

Kur’anın ifadesi ile; Onlar ki yalan şâhidlik etmezler, boş ve kötü lâkırdıya rastladıkları vakit şerefli (insanlar) olarak (ondan yüz çevirip) geçerler giderler.  (Furkan suresi 72. Ayet meali)

 

Mümin; etrafına müsamaha(Hoşgörü) ile bakan, affedici olan, ayıpları örten, kusur aramayan insandır. Bir örnekle açıklayacak olursak  Hz. Nuayman ( Radıyallahu anh) Bedirde bulunduğu rivayet edilir, içki yasak edilince hala içmeye devam ediyordu çok defa sarhoş bir vaziyette yakalandı, bir defasında Hz. Peygamberin (sav) in huzurundaydı, orada bulunan bir sahabe Nuaymanı kasdederek ‘’Allah cezanı versin sen kötü adamsın bu kaçıncı oldu bu halinle Resulullahın huzuruna geliyorsun’’ diyerek çıkıştı.

Bunu duyan Allah Resulu (sav) ‘’ Kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayın Allah’a yemin ederim ki o Allah ve Resulünü seviyor.’’  Buyurdu (Buhari hudut) İşte Peygamber Efendimizin (sav) bir mümin hakkında ki görüşü tavrı buydu. Özellikle günümüzde müminler kardeşlerine böyle bakmalıdır, ayıplarını kusurlarını örterek onu reklam etmemelidir.

Müminlere su-i zan eden bir insanın mizacı bozulmuş bir hastadır, evet müminlere su-i zan eden biri ya akıl hastasıdır ya da kalbi çok kirlenmiştir. Bu hastalıktan kurtulmanın reçetesi ise; İnsanın kendi günahlarına bakarak başkalarının ayıplarını kusurlarını günahlarını örtmelidir.

Mümince bakınca dikenlerin arasında bile gülü görmelidir, mümince bakmayanlar güllerin içerisinde ki dikeni görür ve eline batan bir diken yüzünden ‘’yıkılsın viran olsun gül tarlası’’ der. Fakat bu bir mümince bakış değildir ve bu bakış bir mizah bozukluğudur.

Bir müminin Mülhid (dinsiz, dine karşı olan, sapıtmış, sapık, iman etmeyen.) bir kimse ile diyalog kuracağı zaman İman hakikatlerini de göz önünde bulundurması gerekir, burada iki kısım söz konusudur; Birincisi; Mümin ya onun zararını def etmek için ‘’def-i bela’’ kalbinden ona ‘’Merhaba’’ der geçer. İkincisi;  İman hakikatlerinin güzelliğini onun ruhuna nakşetmek için münasebet kurar.

Hülasa, hüsn-ü zan;  bir müminin diğer bir mümine karşı tavrının ifadesidir ki bu, müminleri bir birine bağlayıp perçinleyen çok önemli bir husustur. Su-i zan; ise sadece Allah düşmanlarına karşı gösterilebilecek bir tavırdır. Cumanın huzuru bereketi affı müminlerin üzerine olsun.

Selam ve Dua ile..

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

POPÜLER HABERLER

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.