DOLAR 15,9528 0.12%
EURO 17,0242 -0.12%
ALTIN 948,36-0,03
BITCOIN 466650-2,80%
İstanbul
°

13:06

ÖĞLE VAKTİ

Oruç Müslümanın hem borcu hem kalkanıdır

Oruç Müslümanın hem borcu hem kalkanıdır

Ha geldi, gelecek, geliyor dediğimiz Mübarek Ramazan ayı manevi iklimimizin üzerine açan bir gül misali geliverdi. Sağlıklı olarak bu yılda oruçlarımızı tutmayı nasip ettiği için Rabbimize binlerce şükürler olsun. Bütün duaların gül koktuğu oruç ayının her gününü Kur’an’la, niyazla, geçiren rahmetiyle bereketiyle hayatımıza renk, maneviyatımıza güç katıyor.

Yüce Allah kullarına; 11 ay boyunca her türlü nimeti tüketmede gösterdiği cömertliğini, maneviyatımızdaki, ruhumuzdaki ve zikrimizdeki nefsi terbiyenin sabrını da yılda sadece bir ay oruç ile yükümlülük veriyor bizlere. Bu yükümlülükte kullarına sadece 1 ay “bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek” gibi yeme içme gibi, bedenine, ruhuna, nefsine kısaca tüm bedenine de oruç tutturmamızı emrediyor. Orucun farz kılındığını Kur’an-ı Kerim’de şu ayetlerde görüyoruz:

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır” (el-Bakara 2/183-184).

Peygamberimiz’den nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, “Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim” (Buhârî, “Savm”, 2, 9; Müslim, “Sıyâm”, 30) buyurmuştur. Onun içindir ki; oruç tutanlar için cennette özel ayrılmış “reyyân” adlı kapısının varlığından da bahsedilir. (Buhârî, “Savm”, 4)

Oruç, nefsin isteklerinden uzak durmakla irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanmakla da sabır eğitimine tabii tutuluruz. İnsanın hayatta başarılı olabilmesinde irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücünden geçmesi önemli ise, oruç nefsin istekleri kontrol altına almasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili bir yoldur. Müslümanları içinde oruç, yoksulları daha iyi anlamada, onların sıkıntılarını gidermesine de vesile olur. Orucun, dinimizde önemli bir yeri vardır.

“Oruç sabrın yarısıdır” (Tirmizî, “Da‘avât”, 86) diyen ve orucun Allah için olup mükafâtını da kendisinin hesapsız olarak vereceğini bildiren hadislerin ortak anlamı, orucun sabır boyutunu ve bunun fazilet ve sevabının yüksekliğini anlatır. Orucun sağlık açısından pek çok yararları hekimler tarafından ifade edilmektedir. Bir yıl boyunca çalışan insan vücudunun bir dinlenme ve bakıma alınması gibi görülsede, orucun mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için iyi bir aylık zaman aralığı olarak görülmesidir.

Oruçla ilgili olarak ilki kutsî hadis olmak üzere Peygamberimiz’in bazı sözleri şöyledir: “Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir” (Buhârî, “Savm”, 6), “Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur; Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terk ediyor. Mademki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm” (Buhârî, “Savm”, 9; Müslim, “Sıyâm”, 164), “Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir; fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim” (Müslim, “Sıyâm”,164; Nesaî, “Sıyâm”, 42), “Oruç bir kalkandır” (Buhârî, “Savm”, 9; Tirmizî, “Îmân”, 8).

Talha b. Ubeydullah -radıyallahu anh-‘dan rivayet edildiğine göre şöyle Necid ahâlisinden saçı başı dağınık bir adam Hz. Peygamber’e gelerek:

-“Ey Allah’ın elçisi! Allah’ın beni yükümlü tuttuğu orucun miktarını söyle” demiş, Peygamberimiz “Ramazan ayını oruçlu geçir” buyurmuş, adam bu defa “Bunun dışında başka oruç tutmam gerekiyor mu?” diye sormuş, Peygamberimiz de “Hayır, yükümlü olduğun başka oruç yoktur. Fakat, nâfile olarak tutabilirsin” cevabını vermiştir. Adam aynı şekilde sorularına devam ederek zekât, namaz ve hac konusunda bilgiler aldıktan sonra “Sana ikramda bulunan Allah’a yemin olsun ki, bu söylenenlerden fazla bir şey de yapmam, eksik de bırakmam” diyerek çekip gitmiş, Peygamberimiz de arkasından şöyle söylemiştir: “Şayet dediğini yaparsa bu adam kurtulmuştur” (Buhârî, “Savm”, 1; Müslim, “Îmân”, 9).  Ufаk ama huzurlu sofralarınızda bоl ve bereketli iftаrlаr dilerim, Ramazan Ayınız mübarek olsun

Kalın Sağlıcakla

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER HABERLER

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.