DOLAR 16,2948 -3.55%
EURO 17,3125 -3.24%
ALTIN 960,23-3,19
BITCOIN 344908-4,81%
İstanbul
22°

HAFİF YAĞMUR

SEVGİ, DEĞİŞİMİN MÜHRÜ MÜDÜR?

İlişki dediğimizde zihnimizde neler canlanıyor? Aklımıza ilk gelenlerin başında; iletişim, beraber olmak, paylaşmak, yakın olmak gibi kavramlar canlanıyor. Peki, ilişki ve iletişim kimler arasında olabilir? Eşler arasında, anne-baba-çocuk arasında, işçi- işveren arasında, öğretmen – öğrenci, esnaf- müşteri kısacası eğer bir fanusun içerisinde ve yalnız yaşamıyorsak, ilişki gündelik hayatımızın her alanında varlığını sürdürmektedir.

İlişki dediğimizde zihnimizde neler canlanıyor? Aklımıza ilk gelenlerin başında; iletişim, beraber olmak, paylaşmak, yakın olmak gibi kavramlar canlanıyor. Peki, ilişki ve iletişim kimler arasında olabilir? Eşler arasında, anne-baba-çocuk arasında, işçi- işveren arasında, öğretmen – öğrenci, esnaf- müşteri kısacası eğer bir fanusun içerisinde ve yalnız yaşamıyorsak, ilişki gündelik hayatımızın her alanında varlığını sürdürmektedir.

Bu ilişki ve iletişimin içerisinde bizler için olmazsa olmazlardan birisi ise aile içi ilişkilerimizdir. Bugün toplum içerisinde; suç oranlarının her geçen gün ve yıl bazında artış göstermesi, şiddet davranışlarının ve vakalarının artması, aile çatışma ve boşanma sayılarında istatistiksel olarak her yıl bir önceki yıla göre ciddi anlamda artış görülmesinin temelinde sizce neler var?

Bugün ülke olarak hem devlet kurum ve kuruluşlarınca hem de STK’lar vasıtasıyla toplumdaki suç oranlarının azaltılması, sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın devamının sağlanması için birtakım önlemler alınıyor, farklı kurum ve kuruluşlar faaliyete geçiriliyor. Ciddi anlamda mesai harcanması, maddi ve manevi olarak bu denli önemli çalışmaların olmasına karşın belirtilen durumlarda her yıl olumsuz yönde artışlar devamlılığını sürdürüyor. İşte tam da burada çözüm noktası olan ve konunun kalbi niteliğinde bulunan aile ilişkilerine yoğunlaşmamızın ne denli önem arz ettiği ortaya çıkmaktadır.

Byron Norton “Çocuğun üç ebeveyni vardır. Annesi, babası ve annesi ile babasının ilişkisi” diyor. Bu söz aslında toplumumuzda ilişkiler anlamındaki olumsuz gidişatı birçok noktada özetler nitelikte. Her birey dünyaya gözlerini açtığında kendisini bir ailenin içerisinde buluyor. Bu birey tamamen savunmasız bir şekilde anne ve babası ya da bakım vereni, yemek verirse yiyebilecek, vermezse yeme imkânı olmayan, dünyayı bakım verenin gözleriyle ve onların bakış açısıyla tanıyan, tıpkı boş bir CD ya da kaset hangi müzikle doldurulmak istenirse o bakış açısıyla dünyayı algılayan bir yapıdadır.

Bu bakımdan dünya ile ilgili hiçbir fikri olmayan bu insanoğlunun yetişmesinden sorumlu anne ve babayı bu anlamda daha donanımlı bir hale getirmeden, yetiştirmeden, eğitim vermeden bırakmak, çok ciddi bir yatırım yapmış olduğunuz iş yerine personel ya da teçhizat almamış olmak gibi değil midir?

Yüce yaratıcı insanı eşrefi mahlûk olarak yarattığını ve güzel bir fıtrat ile dünyaya gönderdiğini buyuruyor. Aynı zamanda her bir insanın dünyada bir halife olduğunu, insanlık ve diğer tüm varlıklar için insanın bu anlamda yüce bir varlık olduğunu belirtiyor. Peki, o halde yaratılmışlar içerisinde bu denli muazzam ve muhteşem olarak yaratılmış insanı nasıl başıboş bir şekilde bırakabiliriz, nasıl bu değerli hazineyi işlemeden geri durabiliriz?

Bugün toplumumuzda belirttiğimiz tüm aksaklıklara, olayların tam da kalbi olan aileden başlayarak çözüm bulabileceğimiz inancındayım, sağlıklı bir ailede yetişen bir birey en başta kendi ruh sağlığını korumuş olacak, bu sayede topluma faydalı işler yapma enerjisini kendisinde bulacak, sonrasında evlendiğinde eşi ve çocuklarına sevgi ve şefkatle yaklaşacak, bu aileden yetişen çocuklarda okullarında, iş yerlerinde ve kendi evlerinde benzer sağlıklı iletişim sürecini devam ettirmiş olacak, bu sarmal- döngü bu şekilde devam etmiş olacak.

Tam da bu açıdan olumsuz gidişat döngüsünü kırabilmek için, işin en temeline eğilerek toplumda aile eğitimlerinin yaygınlaştırılması, Anne- Baba okullarının olması, Evlilik öncesi eğitimlerin yaygınlaştırılması hatta evlenmeden önce bireylere bu eğitimlerin şart koşulmasının toplumumuzda olumlu anlamda değişikliklere ve farkındalığa yol açacağı düşünülmektedir.

Belirtilen eğitimlerle birlikte en başta hanelerimizde “Sevgi’nin” gücünü keşfetme imkanı sunularak işe başlanmalı, çünkü güçlü sevgi ve bununla birlikte saygının ilişkilerde çözemeyeceği bir unsur yoktur.

Sevgi şifadır. Sevgi güçtür. Sevgi, değişimin mührüdür. (Hz. Mevlana)

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.