DOLAR 15,9417 0.33%
EURO 16,8988 0.32%
ALTIN 945,160,54
BITCOIN 4838703,16%
İstanbul
18°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK VAKTİ

TÜRKİYE’NİN KURAKLA SINAVI!

Ülkemizde kuraklık ile alakalı bir hazırlığın olmasına rağmen azalan yağışları dikkate alarak
susuzluğa karşı önlemlerini almasına rağmen riskli bir geleceğin bizi beklediği su götürmez bir
gerçek olarak karşımızda duruyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ortaya koyduğu haritada, Türkiye Aralık ayını “şiddetli
kuraklık” riskiyle karşıladı. Türkiye’nin batısı, ortası ve Doğu Anadolu Bölgesi’yle Mardin ili ve
civarı “acil durum” gerektirecek şekilde, kış mevsimi olmasına rağmen şiddetli kuraklık
yaşıyor.
“Şiddetli kuraklık” riskini vurgulayan haritayı değerlendiren TMMOB Meteoroloji
Mühendisleri Odası Başkanı, acilen uzun vadeli çözümleri içeren önlemler alınması çağrısında
bulunarak, “Bu kuraklık toplumun çok büyük bir kısmını etkileyen bir doğal afet” tespitini
paylaştı. Türkiye’nin 2017 yılında kamuoyuna açıkladığı “kuraklık yönetimi planı” olmasına
rağmen bunun uygulanmadığını söyledi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise, tarım üretiminde
sıkıntı oluşacağını ve Corona virüsü salgını koşullarında Türkiye’nin gıda güvenliğinin riske
gireceğini belirtti.
Rusya gibi ülkeler tarafından tarım ürünlerinde pandemi koşullarında ithalat yasakları
getirilmesiyle birlikte sorun yaşanmaması için, Türkiye’nin kendi çiftçilerine destek olması çok
elzem bir durumdur.
Önümüzdeki aylarda yer altı suları ile nehirlerde debi düşüşü dolayısıyla “hidrolojik kuraklık”
riski de ortada, bunun ilkbahar ve yaz aylarında sulu tarım bitkileri üretimini etkileyeceği
kesin, Türkiye’nin gıda güvenliği için önlem alması gerekli.
Ülkemizin 2017 yılında kamuoyuna açıkladığı “kuraklık yönetimi planı” olmasına ve gerekli
yasal düzenlemelerinde bulunmasına rağmen, bu eylem planlarının bir an önce yerine
getirilmesi gerekir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarına göre “Ocak-Şubat ve Mart aylarında mevsim
normallerinde yağış bekleniyor. Sorunu çözer mi? Belli değil. Çünkü kış mevsimine belirli bir
su stoğuyla girilmesi şart. Tarımda yağışların zamanında olması çok önemli.
Dünya kurulduğundan beri hidrolojik döngüde olan su miktarı aynı kaldığını için bazı
problemler oluştu. İlk insandan beri aynı suları kullanıyoruz. Aradaki tek fark bizim gibi
gelişmekte olan ülkelerde su kaynaklarını koruyamıyor oluşumuz. Kağıt üzerinde yeterli gibi
görünse de çok hızlı kirletiyoruz ve koruma noktasında çok gerideyiz. İkincisi, yağışa bağımlı
bir yaşam sürdürmek doğru değil. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, deniz suyundan içme
suyu yapabilme teknolojisi uygulanabilmeliydi. İklim koşullarıyla Türkiye’yi etkileyen hava
sistemlerinin yakın zamanlarda artık etkileyemediğini görüyoruz. Yağışa bağlı bir sistemi
sürdürmekten çok deniz suyundan içme suyu elde etme teknolojisini elde etmeliyiz” dedi.
Kısa vadede sonbaharda ekilmiş kuru tarımdaki ürünler su bekliyor. Kuraklık böyle devam
ederse, ilkbaharda ekilecek olan ve suya daha çok ihtiyaç duyan ürünlerde de sıkıntı
yaşanacak. Tarımda kuraklık, bitkinin suya ihtiyaç duyduğu kritik dönemde yeterli toprak
neminin olmamasıdır. Bu durum ürün veriminde önemli kayıpları meydana getirmektedir.
Kısacası Türkiye susuzluk ile alakalı aldığı tedbirleri bir an önce uygulamaya koymalı ve yeni
tedbirler almalı. Bu konuda geçmişte çok güzel çalışmalar var, bundan sonra yüz yıllık su
planları yapıp uygulamaya koymalı gelecek nesillere kurak bir ülke bırakmamalıyız.
Selam ve dua ile…

En az 10 karakter gerekli

POPÜLER HABERLER

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.