DOLAR 18,0876 0.04%
EURO 18,1625 -0.57%
ALTIN 1.015,73-0,51
BITCOIN 383619-6,97%
İstanbul
26°

AÇIK

 

Yaşadığımız İslam coğrafyasında her gün yeni yeni zulümler, gözyaşları, ölümler ve yurtlarından zorla çıkarılanlara şahit oluyoruz. Gün geçmiyor ki bir Ananın feryatları, kahredici çığlık seslerini duymayalım (!!!)

İslam tarihinde zalim ve mazlum hep aynı zikredilmiştir, Kur’an muhtelif ayetlerinde Zalimin akibetinden bizlere haber verirken bir ayette;  ‘’Asla zalimlerin yapacağı şeylerden, Allah’ı gafil sanma. Ancak Allah onların azabını öyle bir güne bırakıyor ki o gün gözler korkudan dikilir kalır.’’ İbrahim suresi 42. Ayet meali

 

Zalim kimdir.?  Zalim; Kur’anda pek çok âyet-i kerimede, Allah’a iman etmeyen, Resûlü’nü kabullenmek istemeyen, Kur’ân’a tâbî olmayan, emir ve yasaklarına uymayan ve kötülük yapanları “zâlim” diye tarif etmiştir.

Zulüm nedir.? Zulüm; Her haksızlık bir çeşit zulümdür. Haksız yere başkasının malını almak, ırzına, namusuna sataşmak, yalan yemin ile helâl olmayan herhangi bir yolla insanların hakkını almak, zulümdür. Günah ve düşmanlık, zulümdür. Kendini haklı, başkasını haksız göstermek için çekişmek ve karşısındakini aşağılamaya çalışmak, zulümdür. Yollarda oturmak ve oralara eşya koymak suretiyle insanların geçişini zorlaştırmak, tam bir zulüm ve eziyettir. “Zenginin borcunu ödemeyi ertelemesi zulümdür.” Zulme sebep olmak da zulümdür... Ve zulmedenler ise zalimdir.

Mazlum kimdir.?  Mazlum; insanlar ve kurumlar tarafından zulme ve haksızlığa uğramış, hakkı gasbedilmiş, ezilmiş, müstazaf; hakkını arayamayan korkutulmuş sindirilmiş kimse.

“Bir devlet Adl ile yükselir Zulm ile yıkılır..”

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Muâz radıyallahu anhı   yönetici olarak Yemen’e gönderdiği zaman ey Muaz;

“Sen kitap ehli olan bir topluma gidiyorsun, Onları, Allah’dan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın Resûlü olduğuma şahitlik etmeye davet et. Eğer onlar, bu davete uyup itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine her bir gün ve gecede beş vakit namazı kesin olarak farz kıldığını bildir. Şayet buna da itaat ederlerse, Allah Teâlâ’nın, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere, kendilerine zekâtı mutlak surette farz kıldığını bildir. Buna da itaat edip uydukları takdirde, onların mallarının en gözde ve kıymetli olanlarını almaktan sakın. Mazlumun bedduasını almaktan da son derece çekin, çünkü ‘’mazlumun’’ bedduası ile Allah arasında bir perde yoktur.”  buyurdu

Allahu Taala Kur’anı Kerimde buyuruyorki;  ‘’Zulmedenler, sözü; kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de fasıklık etmelerinden dolayı o zalimlerin üstüne gökten korkunç bir azab indirdik.’’

*- Ey kullarım! Şüphesiz ki zulmü kendime haram kıldım ve onu sizin aranızda da haram kıldım, o halde birbirinize zulmetmeyiniz.

*- Ey kullarım! Hepiniz dalalettesiniz, ancak benim hidayete erdirdiklerim müstesna, öyleyse benden hidayet isteyin ki size hidayet vereyim.

*- Ey kullarım! Hepiniz açsınız, ancak benim doyurduklarım müstesna, öyleyse benden sizi yedirmemi isteyin sizi yedireyim.

*- Ey kullarım! Hepiniz çıplaksınız, ancak benim giydirdiklerim müstesna, öyleyse benden sizi giydirmemi isteyin ki sizi giydireyim.

*- Ey kullarım! Hepiniz dalalettesiniz, ancak benim hidayete erdirdiklerim müstesna, öyleyse benden af dileyin sizi affedeyim. Kutsi hadis farklı şekilde devam ediyor ancak bizim konumuz ‘’ Zalim ve Mazlum’’ olduğundan hadisin devamını inşallah başka bir makalede açıklarız.

Bu nedenle Her Cuma görevli Hutbeden inmeden “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.“ nahl suresi 90

Rabbül alemin müminlere bu ayetle ciddi bir uyarı ve ikaz yapmaktadır, müminler evlerinde çocuklarına, ailesine yakınlarına kısaca tüm insanlara adaletli olmak zorundadır. İslam tarihinden öğrendiklerimize göre Hz. Ömer Radıyallahu anh devlet başkanı olduğu dönemlerde İslam coğrafyasının dört bir yanına valiler tayin ederken Valilere talimat olarak verdiği beş temel madde sıralamıştır.
1-Valiler günde 5 vakit namazı şehrin en büyük camisinde kılacak, halk ile temas halinde olacaksınız.

2- Asla kapıcı kullanmayacaksınız. Tebanızdan, yönettiğiniz insanlardan, kim ne için gelirse gelsin, aracısız, fasılasız, size kadar ulaşacak, derdini rahatlıkla anlatacak birer insan olacaksınız.

3- Asla lüks elbiseler giymeyeceksiniz. Lüks bineklere binmeyeceksiniz. Tebanızdan aykırı bir hayat standardınız olmayacak. Yönettiğiniz insanlardan en aşağınızdaki gibi bir hayat yaşayacaksınız.

 

4- Maaşınızla yetineceksiniz. Açlıktan ölseniz, Beytülmale el uzatmayacaksınız. Beytülmal Allah’ın malı değildir. (O’na Allah’ın malı dediler. Halifeye de Allah’ın halifesi dediler. Allah’ın halifesi, Allah’a ait malı yer dediler. Uyduruktan fetva çıkarıldı. Bunun aslı kesinlikle yoktur) Beytülmal milletindir. Sen de o milletin hizmetçisisin. Milletin haberi olmayan Beytülmaldan bir tek kuruş alamazsın.

 

5-Ne yaptınız? Ne yaşadınız? Neye şahit olmuşsanız, her şeyi yazacaksınız. Kayıt altına alacaksınız. Bana göndereceksiniz. Her yıl Hac zamanında Mina’ya gelecek, orada bu yazdıklarınız üzerinden Mina’da herkesin önünde hesaplar vereceksiniz. İşte İslam Adaleti bu, her mümin yönetici bunlara çok dikkat etmelidir.

Cumanın affı huzuru müminlerin üzerine olsun Selametle kalın.

 

 

 

 

 

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (2)
  • İlhami ARFAT

    Teşekkür ederim sağol hocam

  • Fatma

    Çok güzel yazmışsınız hocam ,şu anki devlet adamlarına göndermek gerekiyor aslında
    Devletin malına zarar verirsek tüm milletin hakkına girmiş oluruz Allah muhafaza ,zulme uğramaktan ve zalim olmaktan Rabbimize sığınırız

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.