DOLAR 15,8706 -0.46%
EURO 16,8370 0.8%
ALTIN 942,121,28
BITCOIN 4752982,66%
İstanbul
°

02:00

İMSAK VAKTİ

ZEKERİYA BEYAZ ÖLDÜ MÜ, ISSIZ ACUN KALDI MI…?

ZEKERİYA BEYAZ ÖLDÜ MÜ, ISSIZ ACUN KALDI MI…?

17.04.2022 00:18

“Sizi, yoklama defterinden tanımadım, benim haylaz çocuklarım…” diyordu Rıfat Ilgaz! Evet! Zekeriya Beyaz öldü. Bizde ölünün ardından hayr söylenir. Ancak -Kendi çapımda bir Müslüman olduğumu farz ederek söylemem gerekirse- geçmişe dönüp baktığımda, Zekeriya Beyaz hatırımda bir “İlahiyatçı” olarak değil de; daha çok, televizyonlarda tatsız tatsız yapılan din tartışmalarının baş aktörlerinden biri olarak kalmış. Ona dair hep sıkıntı, hep daraltı yerleşmiş zihnime.

Yirmi beş sene kadar öncesiydi.

Vesayet, milletin ümüğüne çökmüş, koca Türkiye Cumhuriyetine hükmediyor; ne parlamenter sistem, ne demokrasi ne de hak/hukuk/adalet dinliyordu. “Yetmiş milyonda olsanız, seksen milyonda olsanız, siz bizi dinleyeceksiniz” şımarıklığı içindeydiler. Televizyon programları, onların ekmeğine yağ sürücüler ile doldurulmuştu. Basın-medya organları, periyodik toplantılarda -mecburi- brifinglere katılıyor, onların dümen suyuna eklenecek yeni yeni yeraltı kaynakları üretiyordu.

Televizyonlar, dinden “kıl koparıcılar” ile dolmuştu. “Yüz doğru – bir yanlış” söyleyerek, saf Müslümanların aklına kurt düşürmekte mahir kişiler pohpohlanıyor, parlatılıyordu. Artık mevzular öyle hâle gelmişti ki; Allah’ın farzından çalmaya başlamışlardı.

Ve nihayetinde dükkanlarının kapısındaki “Cumaya gittik gelicez” tabelalarını söküp, yerine “Her türlü fetva bulunur” tabelalarını asmaya başladılar, bu kötü din tüccarları!

İşte Zekeriya Beyaz’da bunlardan biriydi fikrimce!

“Yüz doğru, bir yanlışla“ ekranlarda epeyce kalarak, büyük bir başarıya(!) imza attı. Din konuları, onun sempatik gibi görünen yüzü-mimikleri, hal ve hareketleri nedeniye, en katı ve kesin hükümlü farzların bile kıyısının köşesinin törpülenmesine sebep oldu. Onun “İlahiyatçı” etiketi, saf saf Müslümanların, sempatik-sempatik fetvalar öğrenmesini kolaylaştırdı. Ve nihayetinde kırk yıllık horoz bile “Kurban” sıfatı kazandı!

Şimdi geçti gitti bu dünyadan.

Öte dünya ona ne verecek, ne alacak, Allahu âlem.

Umarım hesabı kolay olur. Çünkü yazdıklarımda, yüksek haklılık payı varsa sıkıntı büyük onun için. Hiç bir şey bedava değil! Hele onun “son durulamaya kattığı yumuşatıcı” sebebiyle, okullarda, devlet dairelerinde, askeriyede vs.. kurum ve kuruluşlarda, inanç ve itikat sebebiyle mağdur olmuş kimseler olduysa felaket! Vallahi iki elleri yakalarında, hesap günü!

Rabbimiz; işlerimizi kolaylaştırsın, akibetimizi hayr ve mübarek eylesin.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

POPÜLER HABERLER

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.